Monday, June 23, 2014

Hayvan Sevgisi

Bu yazıyı okuyabiliyorsanız azıcıkta olsa hayvan seviyorsunuz demektir. Söyleyeceğim az ama öz şeyler var ufaktan yardırmaya başlayayim.

Yani nereden başlasam bilemedim. İyi-kötü ayrımlarından çok ( merak edenler için ör; Veterinerden kedi-köpek almak iyi midir kötü müdür tartışması yapmayacağım ) genellemelerden bahsetmek istiyorum. Hatta yeni mezun bir İktisatçı olarak ( havamı yesinler ) sizlere ekonomik yönden anlatacağım.

Para ile hayvan sevgisinin hiç alakası yoktur. Yanından bile geçemez. Parası olan zengin insan ya da altında Merso su falan olan insanın hayvan sevgisi, parasıyla alakalı değildir. Hep bir algı yaratılmaya çalışıyor. Hayvan sevmek, evcil hayvan edinmek ''lüks'' gibi gösteriliyor. Sokakta da öyle görüyoruz zenginlerin altında Golden'lar var falan. Bunları geçelim anam babam. Sana gözümü yaşartan ufak bir anımı anlatacağım.

Geçen gün arkadaşımı ( tony i ) bırakmışım üni'ye geri dönüyorum. Ayazağa eşek anırtan yokuşunun başındayım. Önümde bir kamyon var. Büyük ihtimal göçebe yaşıyorlar. Arkada iki tane çingene kız oturuyor. Büyük ihtimalle de kardeşler. Kamyonu görseniz 90 'lardan çıkma. Önde de 3 kişi mi ne oturuyorlar. Kamyon dediğim de bu tüp taşıyan araçlardan. İki tane kız oturmuş gülüşüyorlar. Sonra bir baktım yavru bir sokak köpeği. Nasıl sevip öpüyorlar anlatamam. Çok ama çok mutlu oldum. Leğen çıkardılar bir tane, içine  azıcık su koydular ve köpeği yıkamaya başladılar. Yazık ya kendileri kirli olsalar da oyun olarak köpeği yıkıyorlardı. Çok ama çok hoşuma gitti. Ailesine baktım yandan geçerken ve içimden helal olsun dedim. Ya ne insanlar var o iki ufak çocuk kadar olamıyorlar. Bu işin parayla falan alakası yok. İnsanın içinde olmalı içinde ! 

Bir de Ramazan geliyor ve havalar daha da ısınmaya başlıyor. Sokaktaki kaplara su doldurmasanız bile, sokağa kap bırakmasanız bile şunlara tekme atmayın lütfen.. 

Wednesday, June 18, 2014

Biz Demiştik!

Aslında geçmişi konuşmayı pek sevmem. Yani olan olmuş biten bitmiş önümüzdeki maçlara bakıcaz tribindeyim diyebilirim. Ancak bazı insanlar 1800'lü yılların maden ocağı kazalarını örnek verdikten sonra e ben de bir 5-6 sene öncesine döneyim dedim.

Bu yazıyı böyle 8-9 ay önce yazmalıydım da malum tez mez uni falan bunlara hep engel,mani oldu şimdi yazabilirim !! !11

Taaaaa biz lisedeyken sevgili Ali Sarıkaya arkadaşım ile birlikte dirsek çürüterek siyasi hayatımıza adımlar attık. İkimizde sol görüşlü Atatürkçü düşüncedeydik. Ki halen de öyleyiz o aşırı sola kaydı ben de libarel e xd Sonuçta aynı yoldayız. Neyse o sıralar elime ne geçerse okuyorum. En ufak bilgi bile yeni bir buluş gibi geliyor bizlere.

Bilgileri okulda tartışıyoruz doğal olarak. Bu bilgilerden birisi de ''Fetullah Gülen'' ile ilgiliydi. Aslında genel sohbet onun üzerineydi.

Taaaaaaaaaaaaa o zamanlarda AKP-FETO-CEMAAT işbirliğinin olduğunu söylemiştik. İnsanlar da kabullenip CHP'yi kötülerdi. Sanki başka parti yok SDP falan boş tabi onlara göre... Siz bunlarlasınız, bunlar olmadan siz başa gelemezdiniz, dini siyasete alet ettiniz , bu şekilde de ilerlemeye devam ediyorsunuz...... gibi gibi dedikte dedik. Sonuç olarak bir yere varamadık bu siyaset sonuçta. O zamanlar 15 16 yaşındayız insanların düşüncelerini nasıl değiştirebiliriz ki ?Ya da onların ki nasıl değişebilir ?

Elimize deli gibi mailler gelirdi. Şu mallar AKP'nin Feto'nun diye. Ülker grubu Çalık Holding bunların en bilindikleri. BİM'den alışveriş yapmazdık bol bol ETİ kullanırdık. Tabi sonradan ETİ de satıldı gitti o ayrı ama sonuç olarak kendi çapımızda duyarlılık sergilerdik ve buna karşı dururduk. Aynı zaman da polisin bile fetocu olduğunu bol bol vurgulardık. Hadi canım derlerdi. Face e de paylaştım ''Kargalar bile güler buna'' diyor elemanın biri. E ne yapabilirdik ki ?

Aradan yıllar yıllar geçti büyük saç uzattık saç kestik falan gün geldi çattı Cemaat - AKP kavgasınaaaaaa.. Aman Allah'ım bir de ne görelim ? Bize karşı çıkan AKP düşüncesi '' Cemaat her yerde '' demeye başlamasın mı ? Bunlar bizim içimizde paralel yapı dış mihrak demesin mi ? Ak-itler ortaya çıkmasın mı ? Zaman gazetesi off topic olmasın mı ?

E hani bu Zaman gazatesi sizin en büyük yalakalarınızdandı ? Bu ''Türban olayı''nın en büyük yayıncısıydı bunlar. Ne oldu da birden '' e biz bilmiyorduk'' moduna geçtiniz ? Hadi canım oradan :)

Biz bunu demiştik arkadaş ! Bunlar içinizde takılıyor, ortaklık yapıyorsunuz, oylarınız bunlardan geliyor.. diye.. Ah ahh..

Sonuç olarak kimse salağa yatmasın. Bugün halen feto feto diye ötenler var. Ulan biz yıllarca öttük gıkınız çıkmadı ucu size deyince mi aslan kesiliyorsunuz ? Yapmayın etmeyin..

Tuesday, March 11, 2014

Eylem demiştim ?

Yaklaşık 3-4 gün önce 8 Mart Eylemim demiştim. Biraz geç oldu ve açıklama zamanı geldi. İnsanları algılamak ve vücudu arındırmak için vejeteryan olmaya karar verdim. Ve sadece 20 günlüğüne olacağım.

Bunun sebeplerine göz atarsak;

1-) İlk başta insanları anlamayı temel yasa olarak kabul ediyorum. Sokakta ne yerler ne içerler nasıl davranırlar mideleri ne durumda ? Bu çok garip bir duygu

2-) Çok etçil bir insanım. Hemen hemen her gün et yiyorum. Bunu azaltıp vücudu arındırmak istiyorum

3-) 20 gün boyunca edineceğim deneyimleri çok merak ediyorum

4-) Tek başıma bir eylem ilk defa yapıyorum

5-) Ne yemem gerektiğini kendi beynimden hesaplamayı seviyorum :)

Kısa keseceğim. Eylemim 28 Mart'ta sona erecek. Asıl planım her gün foto çekmekti. Şu 3 günde aç kalma korkusuyla hep aburcubur tükettim bilginize..

Sunday, March 2, 2014

8 Mart Eylemim

Evet doğru ! 8 Mart'ta ufak çaplı bir eyleme girişeceğim. Bu eylem tamamilen empati ve saygı üzerine kurulu olacak. Tam tamına 20 gün sürecek ! Neden mi ? Çünkü 28 Mart doğum günüm :) Değişik bir deneyim yaşamak istiyorum. Deney raporlarımı günü gününe bu blogtan aktarmaya çalışacağım.

Günümüzde bir çok konuda empati yapmaya ihtiyacımız var. Ben sağda solda '' Empati pls '' diyorum. E diyorum okey de ben ne kadar yapıyorum ??? Gözlemlerim sonucunda bir olgu yaratıyorum ve Role Play Game ( RPG) gibi onu içinde yaşayarak, sorgulayarak kendi değerlerimi çıkartıyorum. Ufaktan anlamaya çalışıyorum. Ama öyle şeyler var ki okuyarak, gözlemleyerek FELSEFESİNİ anlamak pek mümkün gözükmüyor. Yani onu bir yere kadar yapabiliyorsunuz. Önemli olan onu ''Yaşayıp Hissedebilmektir ! ''. diye düşünüyorum hayırlısı bakalım :)

Neden mi 8 Mart ?

1-) İlk başta eylemi 30 gün yapmayı planladım. Açıkçası gözüm hiç yemedi. 20 gün idealdir dedim.

2-) Üstteki maddeyle birleştirirsek 8'in üstüne 20 eklersek 28 Mart yani doğum günüme denk gelecek güzel bir denklem oluyor :)

3-) Kadınları biraz daha iyi anlayabilmek için. Gerçekten ! Anlayamadığım bir çok şey var belki bununla birlikte biraz üstesinden gelebilirim :)

Sanırım şimdilik bu kadar güncellemelerim devam edecektir.

Geri Dönüş

Bayağı bir süre boyunca ortadan kaybolmuştum, şimdi ise ufak bir geri dönüş yapıyorum. Yazılması gerekenler konuşulması gerekenler hepisi bayağı bir birikim oldu :) Bunları günler içerisinde yayınlayacağım. Pilal den tutun da bir çok şeye kadar değineceğim. Şahsi fikirlerimi sunacağım.

Veeee yakında görsel çalışmalara başlayacağım. Fotoğraf çekme yeteneğim 0 dan biraz fazla olduğundan her türlü olumsuz eleştiriye kapalı olacağım :) Bırakın da işimizi yapalım :P Sonra birileri gelip F.M.K vakası yaşattırabilir aman aman..

Friday, February 7, 2014

Sorulması Gerekenler-1

Bu bölümümde bunlar bunu nasıl öğrendi nereden biliyor gibi sorular soracağım. Yanıtlarını kendiniz verip çelişkiye düşebilirsiniz.

1.) Siteleri yasaklıyorsunuz güzel. Pek siz o siteleri nasıl buluyorsunuz ? İçeriğine bakıyor musunuz? Bakıyorsanız buna hangi psikolojiyle bakıyorsunuz ? Yani evliyseniz nasıl olacak ?

2.) Milletvekili gerçekten nedir ? Bizim seçtiğimiz adamlar mı yoksa partinin bizim önümüze sunduğu adamlar mı ?

3.) Daha kendi dilimizi adam akıllı konuşamazken nedir bu yabancı dil sevdası ? Düzeltilmesi gereken biz miyiz yoksa sistem mi ?

4.) Aileler neden çocuklarının geç saatte dışarıda olmasını istemez ? Yoksa onlar gençliklerini rahat yaşayamadı mı ? Hıı ?

5.) Neden mizah ?

6.) Televizyon izlerken neden bir şeyler yeriz ? Yani niye meyve yenir ? Neden mangal yapılmaz da çekirdek çitlenir ?

7.) Sitelere yasaklayan, pornoları bulan ekip bunları incelerken ereksiyon geçiriyor mu ? Geçiriyorsa günah falan olmuyor mu ? Onlara bişi yapılmıyor mu ? Daha çarpıcı olalım orada bağyan çalışıyor mu ?

8.) Babam böyle pasta yapmayı nerden öğrendi ? (reklam aldım parayı kırıyom xd)

9.) Türkiye'de metal müzik neden satanist müziğidir? Satanistlerin bir müziklerinin olmadığını biliyor muydunuz ? Yani Ezanları falan yok..

10.) Neden çok sık yalan söyleriz ?

Süreniz yaşayacağınız vakit kadardır. Yani koca bir ömürdür. Puanlama sistemine gelince her soru 10 puandır. Sınıfı geçme puanı 0'dır. Başarılar dilerim.

Ön Yargı 2

Güzel bir gece geçireceğimizi umuyorum. Şu an hava hafif soğuk ama ev sıcacık. Kıyafetlerimi çıkardığım gibi koltuğa attım. Annemin ya da babamın gelip beni azarlamasını bekliyorum. Çıkardığım eşofmanı bile yerden kaldırmadığım için bu gayet doğal bir şeymiş gibi gelebilir. Gelebilir diyorum ki siz acaba ''Gelemez mi lan'' deyin diye. Gelir efendim gelir.

İlk yazımızda (artık hangi ilk yazısıysa) ön yargı hakkındaki düşüncelerimi yazdım. Diğer yazılarım kadar pek uzun değil okuyabilirsiniz. Araya ufak bir süre koydum ve bu süre zarfında yazdıklarımı denemeye başladım. Genellikle doğru çıkıyor. Aynı zamanda bir kaç ortamda tartışma imkanım da oldu çok da iyi oldu.

Konuya geçmeden önce söyleyeyim bu yazıları yazmadan önce derin bir araştırma içerisine girmiyorum. İşin ne psikolojik ne para psikolojik ne de dolar psikolojik felsefik yönünü biliyorum. Sadece beynimi çalıştırıyorum, empati yapmaya çalışıyorum ve günlük yaşamda yani metrobüste, otobüste, trende, arabada, metroda, uçakta, deniz otobüsünde, takside gördüğüm insanların bir yansımasını birey olarak görüp, bu bireyin davranışlarını sizlere anlatıyorum.

Ön yargı için konuşmaya devam edersek, çözüm basit gibi duruyor.

Anahtar cümlelerimiz; Empati yapmak, Vaar olan eski düşüncemizi kenara bırakmak, Yeniliklere açık olmak, Karşındakini dinlemek

Bunları yaparsanız, ön yargınızı kırarsınız. Çok saçma olan düşüncelere değer verirseniz, onları benimserseniz, çıkış yolunu bulabilirsiniz. Her yazılan kelime ve düşünce değerlidir. Bunu felsefe olarak belirlemeniz gerekiyor. ''Abi bu çok saçma boşver'' dememek lazım. O saçma olan şeyin dibine kadar gireceksiniz, çözümleyeceksiniz ki bir yargı üretesiniz.

Geçmişte bir çok deneyim kazanıyoruz. Bu deneyimlerimizi de doğal olarak hayata uyguluyoruz. Hayatta darbe yememek için kullanıyoruz. Lakin bunu yaparken de yeniliklere kapatabiliyoruz. Farklı düşüncelere kapatabiliyoruz. Kendi yargılarımızı oluşturuyoruz. Bu yargılarımızı bir çok değerden üstün tutuyoruz. Yapmayın bunu... Bütün düşünceler özgürdür, serbestttir. En saçma düşüncelerin bile değeri vardır. O değeri ona verirseniz, sizinki de değerlenir... Esen kalın.

Yazımı kısa tuttum. Uzattıkça uzatılırdı da kısa olsun bizim olsun.